Türkiye'nin en köklü sendikalarından biri olan OLEYİS sendikasının 1993-2002 yılları arasında Genel Başkanlığını üstlenmiştim. 2002 genel seçimlerinde Dönemin siyasi ortamını gözönünde bulundurarak, sendikamızın yönetim Kurulu Üyelerinin de mutabakatı ile milletvekili olmaya karar verdim ve İzmir'den CHP Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdim. Milletvekilliğim sona erdikten sonra, eski bir yöneticisi olduğum OLEYİS'i yakından takip etmekle birlikte yaşamımı başka işler yaparak kazanmaktaydım. Bu dönemde, hem sendikanın çeşitli kademelerindeki yöneticileri hem de dışarıdan gözlem yapan bir çok emek dostu, OLEYİS'in gittikçe zayıflamakta olduğunu ve basiretsiz yönetimler nedeniyle bir yok olma sürecine girdiği değerlendirmelerini yapmaktaydılar.
OLEYİS'in bu dönemde bağlı olduğu konfederasyon ise sendikanın kötü gidişine bir son vermek ve ayağa kalkmasına katkıda bulunmak için sorumluluğunu yerine getiremiyordu.
İçinde bulunduğu bu olumsuzluklara rağmen, "küçük olsun, ama bizim olsun" anlayışıyla hareket eden marjinal siyasi grupların ele geçirmeye çalıştığı OLEYİS sendikası 1 Ağustos 2010 tarihinde yapılan Genel Kurulunda, aldığı cesur kararlarla, yok olma sürecine, marjinal siyasi grupların sendika üzerindeki oyunlarına ve içine sürüklendiği kargaşa ortamına son verdi.
OLEYİS'in yoksulluk ve çaresizlik içinde kıvranan turizm işçilerinin umudu olduğunu ve tarihsel misyonuna sahip çıktığını gösterdiği bu Genel Kurul'un iradesi ile Genel Başkanlık görevine yeniden seçildim.
Genel Başkanı olduğum Türkiye OLEYİS sendikası önümüzdeki dönemde, geride bıraktığı sahipsizlik ve kargaşa döneminin hatalarından arındırılacaktır.
Sendikamızın önündeki en önemli görev, siyasi, etnik ve mezhepsel tartışmalarla parçalanarak işverenlerin karşısında yalnız ve güçsüz bırakılan işçi sınıfının, emekçi kardeşliği temelinde birleştirilmesi için mücadele etmek olacaktır.
Bunun için hem Türkiye'deki hem de Uluslar arası alandaki emek örgütleriyle, öncelikle turizm emekçilerinin, genel olarak da tüm emekçilerinin hak ve çıkarlarını savunmak için var gücümüzle çalışmalar yürüteceğimizin bilinmesini isterim.
Ülkemizde ve dünyada yaşanan teknolojik, ekonomik ve siyasi gelişmeler, tüm kurumsal yapıları değişmeye zorlarken, emek mücadelesi veren sendikaların ve demokratik Kitle Örgütlerinin bu sürecin dışında kalması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle sendikalarımız ve emekten yana olduğunu iddia eden tüm kurumlar yeni bir anlayışla, yeni söylemlerle, yeniden örgütlenmek zorundadırlar.
Önümüzdeki süreçte amacımız, küresel ölçekte yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasi dönüşümleri bilimsel ve emekten yana yaklaşımlarla kavrayarak, ortaya çıkan yeni çalışma ilişkilerini, sendikacılıktaki yeni arayışları ve yeni örgütlenme biçimlerini tartışmak ve ülkemizin özgün koşullarında etkin bir Türkiye OLEYİS yaratmak olacaktır.
Türkiye OLEYİS sendikası, bir taraftan kapsamlı bir örgütlenme atağı ile nicel olarak büyüme hedefine odaklanırken, diğer taraftan yeni bir eğitim anlayışıyla iç örgütlenmesini sağlamlaştırmaya yönelecektir.
Böylece kazanacağımız donanımlı kadrolarımızla, istikrarlı bir şekilde yeni işyerlerini aramıza katarken, Türkiye'nin heryerine yayılmış olan işyerlerimizde çalışan işçilerin etkin katılımının önünü açacak demokratik sendikal yönetim anlayışını yerleştireceğiz.
Sendikacılık anlayışımız bir taraftan, ekonomik siyasi ve sosyal yaşamda vermek zorunda olduğumuz hak ve özgürlükler mücadelesini yasalar çerçevesinde verirken, yasaların yetersiz ve yararsız kaldığı durumlarda Kamuoyu ve genel olarak Türkiye toplumu nazarında meşruiyet çizgisinden kopmadan, ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemlerden uzak durarak kararlı bir emek mücadelesi vermek olacaktır.
12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte bir tarafta Emekçiler ve onun örgütleri baskı altına alınmış bir taraftan da “kominizim ve irtica gelecek ülke bölünecek” propagandaları ile baskıcı rejimleri daha da acımasız kılınmıştır.
Türkiye OLEYİS sendikasını Türkiye turizm işçisinin dinamik, kararlı ve etkili bir örgütü haline getirmek için, Genel Başkanından, Bölge Şube yöneticisine işyeri temsilcisinden üyesine, hep birlikte çalışacağız.
Türkiye OLEYİS Genel Başkanı olarak, üstlendiğim bu onurlu ve zor göreve layık olacağıma ve Türkiye OLEYİS sendikasını Türkiye'nin en güçlü ve etkili sendikalarından biri yapacağımıza olan inancımla Türkiye OLEYİS camiasının ve tüm turizm işçilerinin hizmetinde olmanın haklı gururunu taşıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, evime dönmüş olmanın mutluluğu ve huzuruyla, mensubu ve Genel Başkanı olduğum Türkiye OLEYİS ailesine saygılarımı sunuyorum.
Enver ÖKTEM
Genel Başkan