OLEYİS’İN YENİ ANAYASA’DA YER ALACAK ÇALIŞMA HAYATI İLE
İLGİLİ HÜKÜMLERE İLİŞKİN ÖNERİLERİ:
OLEYİS, 1947’den bugüne uzanan serüveninde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iki anayasasının da yapımı ve uygulamasına şahit olmuştur. Her ne kadar sözü edilen anayasal metinlerin her ikisi de kendilerini önceleyen askeri müdahalelerden izler taşımaktaysa da, 1961 Anayasası çoğulcu, özgürlükçü yanları ile 1982 Anayasası ise baskıcı, dogmatik yanları ile öne çıkartılmıştır. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sivil, demokratik, herkese eşit mesafede duran, her tür ayrımcılık ve imtiyazın karşısında olan, çoğunlukçu değil çoğulcu nitelik taşıyan, özgürlükleri tanıyan ve gözeten, koruyucu, kollayıcı, yol gösterici olduğu kadar bireysel özel alanlara saygı göstermeyi de bilen bir anayasa yapma çabası içinde ciddi bir sınav vermektedir. Unutulmamalıdır ki, Türkiye Cumhuriyeti Milli Mücadele yıllarından bugüne uzanan süreçte ciddi bir tarihsel, siyasi, iktisadi ve sosyolojik birikimin ürünüdür ve bu bağlamda özellikle korunması gereken tarihsel bazı değerlerin ve prensiplerin koruyucusu olma misyonuna sahiptir. Muhteviyatları, taşıdıkları anlam itibariyle, zaman ve coğrafya farkı gözetmeksizin tüm zamanların ve tüm insanların çağdaşlaşması yolunda izlemesi gereken adımlara işaret eden Atatürk İlke ve Devrimleri ile sosyal piyasa ekonomisi gereklerini izlemek bu yolda olmazsa olmazdır. Asya, Avrupa ve Ortadoğu’nun bileşkesinde Anadolu toprakları Doğu ve Batı’nın kültürel mirasının da taşıyıcısı konumundadır. Bu hayati önem taşıyan hususlar bir arada düşünüldüğünde, geçmişe kökleriyle bağlı; ancak yüzünü geleceğe dönmüş, cumhuriyetten, demokrasiden, erkler ayrılığından ve laiklikten taviz vermeyen, etnisite temelli ayrımcılığın karşısında ve bu bağlamda ‘Türkiye vatandaşlığı’ anlayışına sıkı sıkıya bağlı, Misak-ı Milli’nin işaret ettiği yolda vatan ve milleti ile bölünmez bütünlük ve tam bağımsızlığı savunan sivil bir anayasa toplumun tüm kesimlerinin özlemidir. İşte tüm bu değinilen hususlar ışığında, OLEYİS’in bu yeni anayasa özlemine cevaben, anayasal metnin içereceği çalışma yaşamına ilişkin hükümler bağlamında getirdiği öneriler şunlardır:
|